Türkiye, enerji dönüşümü yolculuğunda önemli bir eşiği daha geride bırakarak yenilenebilir enerji kaynaklarındaki gücünü pekiştirdi. Son 23 yıl içerisinde yürütülen kararlı politikalar ve yatırımlar sayesinde, ülkenin rüzgâr ve güneş enerjisine dayalı toplam kurulu gücü 40 bin megavatın üzerine çıkarak tarihi bir seviyeye ulaştı.
Yenilenebilir Enerjide Neler Yaşandı?
Türkiye’nin enerji portföyünde yerli ve temiz kaynakların payı her geçen gün artmaya devam ediyor. TRT Haber ve AA tarafından aktarılan bilgilere göre, özellikle rüzgâr ve güneş santrallerine yapılan yatırımlar, ülkenin enerji arz güvenliğinde kritik bir rol oynamaya başladı. 23 Şubat 2026 itibarıyla güncellenen veriler, bu alandaki kapasite artışının ivme kazandığını gösteriyor.
Kapasite Artışı Ne Zaman ve Nasıl Gerçekleşti?
Geçtiğimiz 23 yıllık süreçte hayata geçirilen yasal düzenlemeler ve teşvik mekanizmaları, yenilenebilir enerji alanında vites yükseltilmesini sağladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar‘ın da vurguladığı hedefler doğrultusunda, güneş ve rüzgâr gücünün 40 bin megavatı aşması, Türkiye’nin yeşil enerji dönüşümündeki kararlılığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Bu Büyüme Neden Önemli?
Yerli kaynakların sisteme dahil edilmesi, Türkiye’nin dışa bağımlılığını azaltma vizyonunun temel taşını oluşturuyor. Güneş ve rüzgâr enerjisinde ulaşılan bu devasa kapasite, hem çevresel sürdürülebilirlik hem de ekonomik bağımsızlık açısından stratejik bir kazanım olarak kayıtlara geçti.
